BKYK KARARI 2024-09

YÜKSEK KURUL KARARI

DOSYA NO                    : 2024 – 9
ŞİKÂYET EDEN : Uğur Tatlıcı-Nurten Tatlıcı (Sarıyer ve Antalya)
VEKİLİ : Av. Süleyman Furkan Çelikkol (Beşiktaş-İst)
ŞİKAYET EDİLEN : Pınar Keleş (KRTTV.com.tr Genel yayın Yönetmeni)
Şişli-İstanbul
ŞİKAYET KONUSU :
Şikayetin konusu; KRT TV’de biri 15.11.2023, diğeri de 22.10.2023 tarihlerinde yayınlanan
“Mehmet Salih Tatlıcı Miras Davasında Hazin Bir Hikaye” ve “Uğur Tatlıcı ve Nurten
Tatlıcı’nın Bir Skandalı Daha Ortaya Çıktı” başlıklı haberlerin “ısmarlama” haber olup
olmadığı, haberlerde basın meslek ilkelerinin ihlal edilip edilmediğiyle ilgilidir.
ŞİKAYETÇİ İDDİASI :
Nurten TATLICI ve Uğur TATLICI adına Basın Konseyine başvuran Av. Süleyman Furkan
ÇELİKKOL, Müvekkilleriyle diğer mirasçılar arasında görülen davaları etkilemek ve algı
oluşturmak amacıyla basında bir çok ısmarlama haberler yayınlandığını, son olarak KRT
TV’de biri 15.11.2023, diğeri 22.10.2023 tarihlerinde yayınlanan “Mehmet Salih Tatlıcı Miras
Davasında Hazin Bir Hikaye” ve “Uğur Tatlıcı ve Nurten Tatlıcı’nın Bir Skandalı Daha Ortaya
Çıktı” başlıklı haberlerin bunlardan ikisini oluşturduğunu belirterek Müvekkillerinin kişilik
haklarının ihlal edildiği iddiasıyla başvuruda bulunmuştur.
Şikayet dilekçesinde, internet sitesinde 15 Kasım 2023 tarihinde yayınlanan “Uğur Tatlıcı ve
Nurten Tatlıcı’nın Bir Skandalı Daha Ortaya Çıktı” başlıklı yayının, baştan sona doğru
olmayan içerik taşıdığı ve müvekkillerin kişilik haklarını ihlal eder şekilde kaleme alındığı ileri
sürülmüştür. Söz konusu haberde ağır ırkçı ifadeler ve semboller kullanıldığı, haber
içeriklerinin çok eski tarihlere dayandığı ve gerçek olmadıkları, müvekkillerinin şeref ve
itibarına yönelik gerçek dışı bu haberlerinin kasten yapıldığı belirtilerek basın meslek
ilkelerinin 3, 4, 6, 12 ve 16. Maddelerinin ihlal edildiği, bu nedenle KÜLTÜR RADYO VE
TELEVİZYON YAYINCILIĞI hakkında yaptırım uygulanması talep edilmiştir.
ŞİKAYETLİ SAVUNMASI :
Şikayet edilen Pınar Keleş, 11 Mart 2024 tarihinde e- posta yoluyla verdiği yanıtında;
“Merhaba,  krttv.com.tr ‘de 22 Ekim 2023 ve 15 Kasım 2023 tarihlerinde “Mehmet Salih Tatlıcı
miras davasında hazin bir hikaye” ve “Uğur Tatlıcı ve Nurten Tatlıcı’nın bir skandalı daha
ortaya çıktı” haberleri nedeniyle hakkımda şikayette bulunulduğunu öğrendim.
İlgili haberlerin girdiği tarihte KRT internet sitesinde herhangi bir görevde bulunmuyordum.

4 Aralık 2023 tarihinden beri KRT internet sitesinin genel yayın yönetmenliğini yapmaktayım.
Haberlerin ne şekilde girdiğine dair bir bilgim yok. İlgili haberler hakkında, aile avukatlarından
tarafıma ulaşılmadığı gibi yayından kaldırılmasına dair bir mahkeme kararı da elime ulaşmış
değil. Dolayısıyla bu konunun sorumlusu ben değilim. İyi çalışmalar dilerim, saygılar.”
Bu e- postadan sonra ikinci e-postada Pınar Keleş, aşağıdaki ek açıklamayı yapmıştır.
“Bana bu konuda iletilmiş bir mahkeme kararı olsaydı tabii ki kaldırdım. Ya da aile tarafından
bir düzeltme/ekleme talebi olsaydı haberde gerekli düzenlemeler yapılırdı. Ancak, avukat
şikayet dilekçesinde belirttiği bu talepleri tarafımdan istemedi. Böyle bir talebi olmadı. Burada
bir avukat olarak kendisi yanıltıcı bilgiler vermiş. Ayrıca, şikayet dilekçesi bana gelince kendi
çabalarımla avukata ulaşıp kendisine de size verdiğim bilgileri ilettim.
Kendisine, “Bahsettiğiniz yayın yasağı kararı varsa gönderin, bu haberin neden ve ne
şekilde girdiğini bilmiyorum. Kimseyi mağdur etmek istemem. Bu bilgileri de lütfen
Basın Konseyi’ne iletin, bu işi çözebiliriz” diyerek iyi niyetimi sonuna kadar gösterdim.
Cep telefonu numaramı da kendisine verdim. Ancak gördüğüm kadarıyla avukat iş
bilmezliğinin faturasını künyede gördüğü ilk isme kesme çabasında. Özetle, dilekçede
yazdığının aksine bana ulaşıp hiçbir talepte bulunmadı avukat bey, ben kendisine ulaştım.
Ve kendisinden şu ana kadar geri dönüş alamadım.”
UZLAŞMA ÖNERİSİ : Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ   :
“Tatlıcı olayı on yıllardır Türkiye’nin gündemini meşgul ediyor. Bu konuda sayısız haber
yayınlandığı bir gerçek.
Ancak şikayet edilen iki habere özellikle bakılınca, hem yayınlandıkları tarihlere, hem de
yayınlanma biçimleri bir farklılık gösteriyor, güncel olmadıkları anlaşılıyor.
Yayınlanan ilk haberin başına, aile içinde çekişmesi olan Tatlıcılar’dan bir başkasının
fotoğrafı iki kez kullanılmış, haber şu başlıkla başlıyor:
“Nurten ve Uğur Tatlıcı’nın ölüye de saygısı yok.”
Ayrıca haberin yazımı, belli bir önyargıyla yazıldığı izlenimini güçlendiriyor. Haberde, üstte
fotoğrafı kullanılan Mehmet Tatlıcı’nın da diğer tarafı suçlayan ifadeleri var.
Haberde şöyle bir ifade yer alıyor:
“İlk eşi teyze kızı merhume Hacı Bedriye Tatlıcı’nın 30 yıldan fazla süren evliliklerini adeta
“Ensest bir ilişki” algısı içerecek şekilde anlatan ifadeler Türk örf ve törelerine aykırı, hatıraya
saygısızlık olarak yorumlandı.”
Teyze kızıyla evlenmek hiçbir zaman ensest sayılmaz, ayrıca Türkiye’nin belli yörelerinde
çok sık görülen bir uygulamadır, 30 yıl evli kalmış bir çiftin, sırf teyze çocuğu oldukları için
‘Ensest’le suçlanması, ancak art niyeti gösterir.

Yayınlanan ikinci haberde, 2012 yılında yaşanmış bir olayın 2014 yılına ait bir kararından söz
ediliyor. Ancak güncelliği nedir belli değil. Bunu devam eden miras davası ile ilgisinin ne
olduğu da açıkça yazılmamış.
Kullanılan fotoğrafların art niyetli olduğu açıkça belli.
Site incelendiğinde daha önce de benzer haberler yayınlandığı ve nedense hep aynı
fotoğrafların kullanıldığı dikkat çekiyor. Ve bu haberlerin hiçbirinde imza da kullanılmamış.
Kısaca, tam bir ısmarlama haber zinciri ile karşı karşıyayız.
Oysa haberlerin güncel olması şarttır.
Eski bir olaydan bahsediliyorsa, bunun güncel olmasının gerekçesi mutlaka açıkça
belirtilmelidir.
Haberler gizli bir amaca hizmet etmemelidir.
Kullanılan fotoğrafların, olayla ilgisi olmalıdır, herhangi bir miras davasında, bir partide
çekilmiş, tuhaf görünebilecek fotoğrafların kullanılması, gizli bir niyet anlamına gelebilir.
Ayrıca düzeltme gönderilmişse bu da mutlaka yayınlanmalıdır.”
Düzeltmenin yayınlanması için bir mahkeme kararı gerekmez, Basın Meslek İlkeleri’nin
16’ncı maddesi, böyle bir karar gerekmediğini, gelen düzeltmenin yayınlanması gerektiğini
hükme bağlar.
Bu arada, her ne kadar Pınar Keleş haber yayınlandığı tarihte görevde olmadığını iddia etse
de, göreve başladıktan sonrayı içeren 19 Şubat 2024 tarihinde, aynı haberin tekrar
güncellendiği internet sitesinde açıkça görülmektedir. Bu da haberin Pınar Keleş döneminde
de güncellendiğini, bu nedenle sorumlu tutulabileceğinin açık bir kanıtıdır.
Bu nedenlerle 3,4, 6 ve 16’ncı maddelerden Kültür radyo ve Televizyon Yayıncılığı AŞ ve
yayın Yönetmeni Pınar Keleş’in ‘KINANMASINI’nı öneririz. Kınama istenen maddeler ve
gerekçeleri şöyledir:
Bu haberlerin, özel bir amaca hizmet ettiği anlaşılmaktadır, gizli bir ajanda var izlenimi
vermektedir.
Yayınlanan fotoğraflar arasında, dans ederken çekilmiş, çok özel fotoğraflar vardır ki,
bunların neden yayınlandığı belli değildir. Eğer yayınlanan fotoğrafın, haberle direkt bir
ilgisi yoksa bu gizli bir amaca hizmet ettiği sonucu yaratabilir.
Yayınlanan haberler tek taraflıdır, karşı tarafa sorulmadan, soruşturulmadan
yayınlanmıştır.
Düzeltme yayınlanmadığı itiraf edilmiştir, bu maddenin ihlal edildiği açıktır.”

YÜKSEK KURUL DEĞERLENDİRMESİ:
Yeterli çoğunluğun bulunduğu anlaşılıp, Genel Sekreterin sunuşu dinlendikten sonra konu
tartışmaya açıldı.
Yüksek kurulda söz alan üyeler, Tatlıcı davasının yıllardır gündemde olduğu, bir bakıma
magazinleştiğine dikkat çekerek; yayınlanan bir haberin gerçek olması, güncel olması,
haberde öz ve biçim arasında denge olması, haberde kamu yararı bulunması ve başkalarının
kişilik haklarını ihlal etmemesi gerektiği yönünde ilkelerin bulunduğu, bu ilkelerin basın
özgürlüğünün çerçevesini oluşturduğu, yüksek yargı kararlarıyla da bu ilkelerin artık yerleşik
hale geldiğini belirttiler. Bu ilkeler ışığında şikayet konusu haberler incelendiğinde güncel
olmayan, öz ve biçim arasında denge bulunmayan ve haberleştirilmesinde kamu yararı da
olmayan bir olayın tekrar tekrar haber olarak yayınlanması şikayeti haklı çıkartmaktadır. Söz
alan üyeler, yapılan haberlerin ısmarlama haber izlenimi verdiği görüşünde birleştiler. Ayrıca
haberlerde kullanılan fotoğraflar için de öz ve biçim arasındaki dengeyi ve amacını aştığı
yorumları yapıldı.
Haberlerin yayınlandığı dönemde KRT TV Genel Yayın Yönetmeni olmayan, daha sonra
göreve başlayan Pınar Keleş’in, yayınlardan sorumlu tutulup tutulmayacağı konusu
toplantıda tartışıldı. Ancak şikayet edilen iki haberden birinin, internet sitesinde 19 Şubat
2024 tarihinde güncellendiği sabit olduğundan, bu sorumluluğu taşıdığı görüşü ağırlık
kazandı. Haberlerin hâlâ yayında tutulmasının da şimdiki Genel Yayın Yönetmeni’nin
sorumluluğunda olduğu dile getirildi. İnternet sayfası sorumlusu Pınar Keleş’in, “Mahkeme
kararı olsa çıkarırdım” şeklindeki savunmasının, Basın Meslek İlkelerinden “Basın organları,
yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki 16’ncı
Maddesi’ne aykırı olduğu, cevap ve tekzip hakkını tanımak için bir mahkeme kararı
gerekmediği konusunda görüş birliğine varıldı.
Tartışmalardan sonra oylama geçildi. KRT TV İnternet Sayfası Genel Yayın Yönetmeni Pınar
KELEŞ’in basın meslek ilkelerinden 3, 4, 12 ve 16. Maddelerini ihlal ettiği OYBİRLİĞİYLE
tespit edildi.
SONUÇ VE KARAR :
Yapılan oylama sonucunda Yüksek Kurul; şikâyet edilen haberlerde, Basın Meslek
İlkelerinden,
“Kamusal bir görev olan gazetecilik ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.
Gazeteci halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını gözetir.” şeklindeki 3’üncü
maddenin,
“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira
niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.” şeklindeki 4’üncü maddenin,
“Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla
yapmaktan sakınır.” Şeklindeki 12’nci maddesi ve
“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar”
şeklindeki 16’ncı maddenin Pınar KELEŞ tarafından ihlal edildiğini OYBİRLİĞİ ile
saptayarak, 

Şikayet edilen Pınar KELEŞ’in Basın Meslek İlkelerinin 3, 4, 12 ve 16. maddelerini ihlal
etmiş olmasından dolayı “KINANMASINA” OYBİRLİĞİYLE karar verildi.