BKYK KARARI 2021-26

BASIN KONSEYİ, GAZETECİ FUAT UĞUR HAKKINDAKİ ŞİKÂYETTE ‘UYARI’ KARARI VERDİ

YÜKSEK KURUL KARARI

DOSYA NO           :  2021- 26

KARAR TARİHİ : 16.07.2021

ŞİKAYET EDEN     : Oktay ÖZEL (İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı)

VEKİLİ : Av. Kemal POLAT & Av. Sercan POLAT
(Barbaros Bulvarı No: 36/ 7 Balmumcu BEŞİKTAŞ / İSTANBUL)

ŞİKAYET EDİLEN : Fuat UĞUR (Türkiye Gazetesi yazarı)
(Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No:11 A/41 B.EVLER/İSTANBUL)

ŞİKAYET KONUSU       :

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Daire Başkanı Oktay Özel, Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur’un gazeteci sıfatıyla kullandığı Twitter hesabından, kendisi hakkında yayınlanan asılsız bir haber içeriğini paylaşarak Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiği iddiasıyla şikâyette bulunmuştur.

Şikâyetçinin avukatları Kemal Polat ve Sercan Polat 17.05.2021 tarihinde Basın Konseyi’ne yaptıkları başvuruda özetle şu ifadelere yer verilmiştir:

Gazeteci Fuat Uğur’un, gazeteci sıfatlarıyla kullandığı hesaplarından kesin yargıyla paylaştığı tweette, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı olarak görev yapan, mutlu bir evliliği ve bir çocuğu olan müvekkilin belediyede çalışan diğer bir evli ve çocuklu personel M. A. ile yasak aşk yaşadığı; M. A.’nın eşi O. A. tarafından bu yasak aşk dolayısıyla boşanma davası açıldığı şeklinde kesin yargı kullanılmıştır.

Oysa ki haberde bahsi geçen eş O. A. bir boşanma davası açmamıştır ve kendisiyle ilgili personel tarafından açılan davada aldatma, aşk vb. gibi iddiada bulunmamıştır.

Olayın doğruluğunu ve gerçekliğini araştırmakla yükümlü olan gazetecinin somut olayda bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.”

Boşanma davasıyla ilgili belgelerin de eklendiği başvuruda, şikâyet edilen hakkında Basın Meslek İlkeleri’nin 6’ncı ve 10’uncu maddelerini ihlalden karar alınması talep edilmiştir.

UZLAŞMA ÖNERİSİ        :

Şikâyet başvurusu, şikâyet edilen Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur’a 20.05.2021 tarihinde PTT aracılığı ile gönderilmiştir. Posta ‘alındı’ belgesi gelmiştir.

Şikâyet edilen, başvurudaki iddialara süresinde yanıt vermemiş ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ :

Şikâyet edilen Türkiye gazetesi yazarı gazeteci Fuat Uğur, kişisel Twitter hesabından, Sabah gazetesinin internet sitesi m.sabah.com.tr’de 06.05.2021 tarihinde yayınlanan “İBB’deki makam aracından yasak aşk çıktı” başlıklı habere atıf yaparak paylaşımda bulunmuştur. Fuat Uğur’un paylaşımında şu ifadelere yer vermiştir:

İBB’de Dolce Vita- Dallas karışımı yeni bir aşk skandalı.
Kültür Varlıkları Daire Bşk. Oktay Özel, yasak aşk yaşadığı kültür Varlıkları Projeler Md. M. A.’ya keyfine göre makam aracı tahsis etmiş.
Kadının hakim olan eşi O. A. da dava açmış tabi.”

Şikayet edilen gazetecidir ve şikayet edilen paylaşımını da gazetecilik sıfatıyla kullandığı sosyal medya hesabından yapmıştır. Gazetecilerin sadece yayınlanan haberleri ve yazıları değil, haber amaçlı sosyal medya paylaşımları da Basın Konseyi tarafından Basın Meslek İlkeleri denetimine tabi tutulmaktadır. Söz konusu paylaşım da haber amaçlı olduğundan şikayet başvurusunun görüşülerek karara bağlanması gerekmektedir. Paylaşımda atıf yapılan haberin içeriği özetle şöyledir:

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi hakimi O. A.’nın, İBB Kültür Varlıkları Projeler Müdürü olan eşi Yüksek Mimar M. A.’nın, amiri konumundaki Kültür Varlıkları Daire Başkanı Oktay Özel ile ‘yasak aşk’ yaşadığı iddiasıyla boşanma davası açtığı; delil olarak da amir- memur ilişkisini aşan yakınlık kurmalarını, eşinin işten geç gelmeye başlamasını, tarafların gece geç saatlere kadar mesajlaşmalarını ve eşine makam aracı tahsis edilmesini gösterdiği yazılmıştır. Mahkemeye, İBB’den M. A.’ya makam aracı tahsis edilmediği yanıtı verilince, O. A.’nın da elindeki delillerle birlikte Oktay Özel ve İBB yetkililerinin adli makamları yanılttığı ihbarında bulunduğu da kaydedilmiştir.

Şikâyetçi ise atıf yapılan haberdeki iddiaların gerçek olmadığını belirterek, boşanma davasını haberde ileri sürüldüğü gibi O. A.’nın değil, eşi M. A.’nın açtığını kanıtlayan belge göndermiştir. Bu dava dilekçesinde M. A. boşanmaya aşağılama, hakaret, psikolojik şiddet gibi nedenlerle aile birliğinin temelinden sarsılması gerekçe göstermiş; haberde ileri sürüldüğü gibi aldatma ve yasak aşk hiç söz konusu edilmemiştir. Üstelik, haberde davayı açtığı iddia edilen O. A., sosyal medya hesabından “Özel hayatımla ilgili bazı basın organlarında yer alan haberler gerçeği yansıtmamakta olup, eski eşime yönelik olarak basında yer aldığı gibi bir iddiam dolayısıyla da böyle açmış olduğum bir boşanma davası olmamıştır. Kişilik haklarımı açıkça ihlal eden haberlerle ilgili yasal yollara başvuracağım” paylaşımında bulunmuştur.

Şikâyet edilen ise konunun biri yargıç diğeri yüksek mimar olan kamu görevlisi çiftin boşanma davası olmasına karşın, kanıtı olmayan iddialarla şikayetçinin özne olarak sunulduğu haberi, doğruluğunu sorgulamadan paylaşmıştır. Siyasi saikle ‘Dallas karışımı aşk skandalı” ifadeleriyle bir kamu kurumunu, açık kimliğini ve görevini de yazarak şikâyetçiyi hedef almıştır. Şikâyet atıfta bulunduğu haberin gerçek olup olmadığını araştırmadan yaptığı bu paylaşımdaki suçlayıcı ifadelerle eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları aşarak, etik ihlalinde bulunmuştur.

Açıklanan bu nedenlerle, şikayet edilenin sosyal medya paylaşımında Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4’üncü; “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki 6’ncı maddelerinin ihlal ettiği kanaatindeyiz. Şikayet edilen hakkında Basın Meslek İlkeleri’nin 2 maddesini ihlalden ‘UYARI’ kararı alınmasını öneririz.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 16.07.2021 tarihinde pandemi nedeniyle alınanönlemler kapsamında video konferansla yaptığı toplantıda, şikâyet başvurusu görüşmüştür.

Yüksek Kurul, şikayet başvurusuyla ilgili Genel Sekreterlik tarafından hazırlanan raporu dinledikten sonra, konuyu müzakereye açmıştır.

1. Öncelikle, bir ön mesele olarak, şikayet konusu Twitter paylaşımının Basın Konseyi tarafından Basın Meslek İlkeleri denetimine tâbi olabilecek türden ve nitelikte bir içeriğe sahip olup olmadığı ele alınmıştır.

a. Azınlıkta kalan üyeler, şikayet edilen Twitter paylaşımının gazetecilik faaliyeti olmadığı gerekçesiyle dosyanın görüşülemeyeceği yönünde görüş açıklamıştır. Bu görüşte olan üyelere göre, zaten bir basın organı tarafından yapılmış bir haberin linkiyle birlikte paylaşılması ve haberdeki içeriğin özetlenmesi söz konusudur. Fuat Uğur’un paylaşımında İBB’de Dolce Vita- Dallas karışımı yeni bir aşk skandalı şeklinde bir cümlelik kişisel bir değerlendirme/değer yargısı eklemiş olması, durumu değiştirmemektedir. Burada bir gazetecinin kendi kişisel Twitter hesabından yaptığı alelade bir paylaşım söz konusudur; bu tweeti bir gazetecilik faaliyeti olarak görmek mümkün değildir. Böyle olunca da, Basın Meslek İlkeleri uyarınca denetim yapmak mümkün değildir.

b. Çoğunluk ise, şikayet edilenin gazeteci olduğunu, paylaşım yaptığı Twitter hesabını gazetecilik faaliyeti için (de) kullandığını; üstelik bir başka gazetenin yayınladığı haberi “İBB’de Dolce Vita- Dallas karışımı yeni bir aşk skandalı” yorumu yaparak paylaştığını ve şikayetçiyi yıpratma kampanyasına katıldığını savunmuştur. Böyle olunca, çoğunluk görüşüne göre, Basın Meslek İlkeleri denetimine tâbi tutulabilecek türden ve nitelikte bir içerik söz konusudur.

2. Esasa dair mesele ise, şikayet konusu tweet’te Basın Meslek İlkeleri’nde yer alan kurallardan herhangi birinin ihlal edilip edilmediğidir.

a. Azınlıkta kalan üyeler, şikayet konusu paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı görüşünü savunmuştur. Her vatandaş için mevcut olan ifade özgürlüğü, kamuyu ilgilendiren meselelerde gazeteciler için evleviyetle ve daha da geniş ölçüde mevcuttur. Fuat Uğur’un “İBB’de Dolce Vita- Dallas karışımı yeni bir aşk skandalı” şeklindeki cümlesi, kendi görüşüne göre ifade edilmiş bir değer yargısı niteliğindedir. Bu değerlendirmenin küçük düşürücü yönü bulunmakla birlikte, somut bir iddiaya bağlı olarak yapılan bir değerlendirme söz konusu olduğundan, bu cümleyi eleştiri hakkı kapsamında görmek gerekir.

b. Çoğunlukta olan üyeler ise şikayet edilen kişinin bir gazeteci olduğuna dikkat çekmişler ve bir gazetecinin alelade bir vatandaş gibi sosyal medyada doğru olmayan haberleri paylaşamayacağını savunmuşlardır. Bu noktada Yüksek Kurul, tweet’te paylaşılan haberler açısından daha önce “ihlal” kararı alındığını hatırlatmıştır. Çoğunluk görüşüne göre, bir gazeteci, elinde araştırma olanağı bulunmasına karşın yorum yaparak paylaştığı yanlış haberin sorumluluğunu üstlenmelidir. Kaldı ki, haberin paylaşılmasıyla da yetinilmemiş ve ayrıca itham edici ve karalayıcı bir kişisel değerlendirme de tweet’e eklenmiştir (“İBB’de Dolce Vita- Dallas karışımı yeni bir aşk skandalı” şeklindeki cümle.)

Netice olarak; görüşmeler sonunda Yüksek Kurul’da yapılan oylamada, şikayet edilen gazeteci Fuat Uğur’un Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4’üncü;

Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki 6’ncı maddelerini ihlal ettiği OY ÇOKLUĞU ile saptanmıştır.

SONUÇ: Şikayet edilen Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur hakkında ‘UYARI’ kararı alınmasına OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*