BKYK KARARI 2021-17

BASIN KONSEYİ, GAZETE SES HAKKINDAKİ ŞİKAYETTE ‘UYARI’ KARARI VERDİ

YÜKSEK KURUL KARARI

DOSYA NO             :  2020- 17

KARAR TARİHİ : 21.04.2021

ŞİKAYET EDEN     : Hakan ÇELİK (mimar ve müteahhit) (Hamidiye Mahallesi 655 Sokak No:3 EDREMİT / BALIKESİR)

VEKİLİ : Av. Eyüp CANDAŞ
(Çukurambar Mahallesi 1431. Cadde 24/6 ÇANKAYA / ANKARA)

ŞİKAYET EDİLEN : Doğan DOĞAN (Ses Yayın Grubu – Körfezin Sesi gazetesi)
(Gazi Caddesi No: 28/A EDREMİT / BALIKESİR)

ŞİKAYET KONUSU         :

Balıkesir’in Edremit İlçesi’nde Ses Yayın Grubu’nun kurucusu gazeteci Doğan Doğan’ın, ilçede inşaat işleri yapan mimar Hakan Çelik hakkında ‘Gazete Ses’, ‘korfezinsesi.com’ internet sitesinde yayınladığı haberler ile ‘Ses Grubu’, ‘Doğan Doğan’ ve ‘Son Dakika Edremit’ adlı sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiği iddiasıyla şikayette bulunulmuştur.

Avukatı Eyüp Candaş tarafından Basın Konseyi’ne 29.03.2021 tarihinde yapılan başvuruda, şikayetçi Hakan Çelik’in Edremit Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde 2012 yılına kadar çeşitli görevlerde bulunduğu ve halen Edremit’te ‘inşaat alanında yap- sat ve mimar olarak’ çalıştığı; şikayet edilen Doğan Doğan’ın kendisinden menfaat talep ettiği ve bu karşılanmayınca kendisini ve aile fertleri hedef alındığı ileri sürülmüştür.

Şikayet edilen Doğan Doğan’ın, 26.01.2021 tarihinde ‘Mal varlığı dudak uçuklattı’ ve 21.02.2021 tarihinde ise ‘Havuzlu villada oturuyor. Operasyondan havuzlu villaya’ başlıklı haberleri yayınladığını belirten avukat Eyüp Candaş’ın başvurusunda şu ifadelere yer vermiştir:

Şikâyet edilen yapmış olduğu haberlerinde istediklerini yaptırmak için (şantajla almak istediği parayı alabilmek amacıyla) müvekkil şikâyetçiyi cezalandırıcı ve küçük düşürücü sözlerle hareket ettiği;

Yalnızlaştırmaya çalıştığı, müvekkilin çevresini müvekkilden uzaklaştırmaya çalıştığı, bu şekilde maddi ve manevi destek alabileceği bütün kişiler ve kuruluşlarla arasını bozmaya çalıştığı, engellediği;

Yaşadığı yörede ve bölgede sevilmemesini ve istenmemesini sağlamaya çalıştığı, dolayısıyla psikolojik şiddet uyguladığı;

Keza müvekkil şikâyetçinin bölgede mimar olarak çalıştığını bilen şikâyet edilenin yaptığı haberle, yap-sat şeklindeki veya aldığı işlere mani olmak adına işini engellediği ve dolayısıyla ekonomik şiddet uyguladığı açıkça görülmektedir.”

Başvuruda, şikayet edilen hakkında Basın Meslek İlkeleri’nin 3, 5, 9 ve 13’üncü maddelerini ihlalden ‘Kınama’ kararı alınması talep edilmiştir.

UZLAŞMA ÖNERİSİ        :

Şikayet başvurusu, Edremit merkezli Ses Yayın Grubu kurucusu Doğan Doğan’a 05.04.2021 tarihinde PTT aracılığı ile ulaştırılmıştır. Posta ‘alındı’ belgesi gelmiştir.

Şikayet edilen, hakkındaki iddialara süresinde yanıt vermemiş ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ :

Şikayet konusu iki haberden ‘Mal varlığı dudak uçuklattı’ başlıklı haber 26.01.2021 tarihinde, ‘Havuzlu villada oturuyor. Operasyondan havuzlu villaya’ başlıklı haber ise 21.02.2021 tarihinde yayınlanmıştır.

Basın Konseyi Çalışma Kurallarına göre, şikayet başvurusunun yayın tarihini takip eden 2 ay içinde yapılması gerekmektedir. Bu durumda, ‘Mal varlığı dudak uçuklattı’ başlıklı haberin ‘süre aşımı’ nedeniyle görüşülmesi olanağı yoktur. Süresi içinde şikayet edilen ‘Havuzlu villada oturuyor. Operasyondan havuzlu villaya’ başlıklı haber ise değerlendirmeye alınmıştır.

Öncelikle şikayetçinin iddialarını objektif değerlendirilebilmek için başvuruda yeterli bilgi olmadığı saptanmış; şikayet edilen de yanıt vermediği için eksik bilgilerin tamamlanması için Genel Sekreterlik tarafından konunun araştırılması gereği ortaya çıkmıştır. Medyada yapılan arşiv taramasında özetle; Edremit Belediyesi’ne yönelik 2013 yılında rüşvet operasyonu yapıldığı ve bu operasyonda 2012 yılına kadar İmar Müdür Vekili olan şikayetçi Hakan Çelik’in de aralarında bulunduğu 9 kişinin gözaltına alındığı; ‘rüşvet’ almakla suçlanan sanıklar hakkında Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın devam ettiği; son olarak şikayetçi Hakan Çelik ile bazı sanıklar hakkında mal varlıklarının soruşturma konusu olduğu bilgilerine ulaşılmıştır.

Ses Yayın Grubu’na ait ‘korfezinsesi.com’ internet sitesinde ‘Havuzlu villada oturuyor. Operasyondan havuzlu villaya’ başlığı ve ‘Tuncay Kılıç ve Komisyon üyeleri uyumuş, Hakan malı götürmüş’ alt başlığı ile yayınlanan Doğan Doğan imzalı şikayet edilen haberin konusu, şikayetçi Hakan Çelik’in mal varlığına ilişkin soruşturma ve Edremit 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmasıdır.

Edremit Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde 2012 yılına kadar çeşitli görevlerde bulunan Hakan Çelik’in ‘imar rantı tahsilatçısı’ olduğu ileri sürülen haberde, “Hakan Çelik’in yıllarca gizlediği mal varlığını Edremit Cumhuriyet Savcılığı ortaya çıkardı” denilmiştir.

Savcılık soruşturması sonunda Hakan Çelik hakkında ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçundanEdremit 3’ünü Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2020/780 dosya numarası ile dava açıldığı, bu davanın Edremit Belediyesi’ndeki ‘rüşvet’ iddialarıyla ilgili Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden 2017/79 dosya numaralı dava ile birleştirilmesine karar verildiği kaydedilen haberde şikayetçiye yönelik şu ifadelere de yer verilmiştir:

Edremit Belediyesi’nde ‘örtülü ödenek’ adı altında rüşvet alarak operasyon yiyen MHP’li Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç ve örtülü ödeneğin başında görevlendirilen Hakan Çelik’in, MASAK tarafından yapılan araştırma sonrasında yeni mal varlıkları ortaya çıktı.

Mal varlıklarına ilave olarak başkalarının adına (okul arkadaşı- komşusu gibi kişilerin) üzerine mal kaçırdıkları iddiaları gelmeye devam ediyor.

Özellikle göze çarpmayan ‘Ben piyonum’ diyerek paçayı sıyıran dönemin imar müdür vekili Hakan Çelik’in, havuzlu malikane gibi 1000 metrekarelik villada yaşadığı biliniyor. Hakan Çelik, sefa sürerken sadece meclis üyesi, imar komisyonu üyesi olanlar çile çekiyor.

Edremit Belediyesi’nde ‘örtülü ödeneğin’ ve ‘kara para defterinin’ başında duran kişi, şimdi zenginlerin ikamet ettiği bölgede 3.5 milyon lira değerinde havuzlu villada (malikanede) yaşarken, altındaki BMW marka lüks aracı, motoru ve dudak uçuklatan servetiyle gününü gün ediyor.”

Haberde, ayrıca rüşvet olaylarını ilk günden itibaren takip eden Ses Haber ekibinin, ‘kara paracıların karalamalarına maruz kaldığı’ ileri sürülmüştür.

Gazetecilik yaptığı Edremit’te, belediyedeki ‘rüşvet’ operasyonunu ve ardından açılan davaları ısrarla takip eden şikayet edilen gazeteci, kurucusu olduğu gazete ve internet sitelerinde gelişmeleri haber olarak yayınlamış, bununla yetinmeyip sosyal medya hesaplarından da paylaşmıştır. Başta imar rantı olmak üzere her türlü rantın yüksek olduğu turizm merkezinde görev yapan gazetecinin, halkın haber alma hakkını önceleyip rüşvet ve usulsüzlük iddialarının üzerine gitmesi, karşılaşacağı her türlü baskı ve tehdidi göze almasıdır.

Şikayet edilen yayınladığı haberle bir yönüyle halkın haber alma hakkını yerine getirirmiş ve önemli bir görev yapmış; ancak bunu yaparken sorunlu üslup kullanmış; şikayetçi hakkındaki iddiaları gerçekmiş gibi göstermiş ve ‘peşin hükümle’ hareket ettiği izlenimi vermiştir. Şikayet başvurusunda hakkında ‘menfaat talep ettiği ve talebi yerine getirilmeyince bu haberi yayınladığı’ iddiasına herhangi bir yanıt verme gereğini de duymamıştır.

Söz konusu haberde şikayetçi için ‘malı götürmüş’, ‘ben piyonum diyerek paçayı sıyıran’, ‘dudak uçuklatan servetiyle gününü gün ediyor’ ifadelerinin kullanılması; ‘Havuzlu villada oturuyor’ denilerek evinin, ‘Lüks BMW’ denilerek otomobilinin ve ‘Lüks yaşam’ denilerek motosiklette eşiyle birlikte fotoğrafının yer alması etik ihlali olarak değerlendirilmelidir.

Açıklanan bu nedenlerle şikayet edilen ‘Havuzlu villada oturuyor. Operasyondan havuzlu villaya’ başlıklı haberde Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren ve aşağılayan, iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4’üncü maddesi ile “Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez” şeklindeki 9’uncu maddesinin ihlal edildiği kanaatindeyiz. Şikayet edilen hakkında Basın Meslek İlkeleri’nin iki maddesini ihlalden ‘UYARI’ kararı verilmesini öneririz.

DEĞERLENDİRME :

Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun 21.04.2021 günü, salgın koşulları nedeniyle video konferansa yaptığı toplantıda şikayet başvurusu ele alınmış, Genel Sekreterlik raporunu sunumunun ardından dosya müzakereye açılmıştır.

Önceki kararlarımızda vurgulandığı üzere, Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun görevi bir mahkeme gibi hareket ederek ‘maddi gerçeği’, yani iddiaların doğru olup olmadığını araştırmak değildir. Yüksek Kurulun görevi, haberi yaparken ve aktarırken gözetilmesi gereken etik ilkelere gereği gibi uyulup uyulmadığını denetlemektir. Bu denetim ve ihlal olup olmadığına dair varılan sonuç, öne sürülen ithamların gerçekliğinden bağımsızdır.

Yüksek Kurul üyeleri, şikayet konusu haberde etik ihlali olup olmadığı konusunda farklı görüş belirtmiştir. Bir kısım üyeler haberde etik ihlali olmadığını söylerken, üyelerin çoğunluğu etik ihlali olduğunu yönündeki Genel Sekreterlik önerisine katılmıştır.

Haberde etik ihlali olduğu görüşündeki Yüksek Kurul üyeleri, şikayetçi hakkındaki iddiaların birer vakıaymış, olguymuş gibi, kesin dil ve peşin hüküm içeren ifadelerle yazıldığını; şikayetçinin ve aile fertlerinin aleyhine olumsuz ‘algı’ ve ‘yargı’ oluşturulduğunu savunmuştur. Henüz ortada bir mahkeme kararı yoksa, haberi okuyan ortalama bir okuyucu, ortaya atılan hususların daha kanıtlanmamış birer iddia olduğunu açıkça anlayabilmeli; haberi okuyunca, suçlanan kişinin kendisine atfedilen fiilleri işlediğinin kesin olduğu gibi bir algıya sürüklenmemelidir. Gazetecinin görevinin, halkın haber alma hakkını gözetmek ve halkı bilgilendirmek olduğunu vurgulayan üyeler, şikayet konusu haberin ise bilgi verme amacından uzak ve peşin hükümle şikayetçiyi suçlamaya dönük ifadeler içerdiğini belirtmiştir. Bazı üyeler haberin başlığı, üslubu ve kullanılan fotoğraflarla şikayetçi hakkında yargısız infaz yapıldığını söylemiştir. Yüksek Kurul’daki hukukçu üyeler de şikayet edilen haberde sadece Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edilmekle kalınmadığını, yargıyı etkileme suçu işlendiğini savunmuştur.

Etik ihlali olmadığı görüşündeki Yüksek Kurul üyeler ise şikayet edilen gazetecinin ilçe belediyedeki ‘imar rantı’ ve ‘rüşvet’ davasını takip edip haberleştirerek görevini yaptığını dile getirmiştir. Şikayet edilen haberin konusunun, ’rüşvet’ davasında yargılanan ve aralarında şikayetçinin de bulunduğu bazı sanıklar hakkında ‘mal varlığı’ soruşturması yapılıp yeni dava açılması olduğunu söyleyen üyeler, bu gelişmenin haber olarak yayınlanmasında kamu yararı olduğunu ifade etmiştir. Bu üyeler, “Gazeteci, elbette memur maaşıyla bu mal varlığına ve yaşam standardına nasıl ulaşıldığını sorgular” diyerek şikayetçinin mal varlığı ve lüks yaşamına haberde yer verilmesinin etik ihlali olmadığını savunmuştur.

SONUÇ :

Müzakereler sonunda Yüksek Kurul, ‘Havuzlu villada oturuyor. Operasyondan havuzlu villaya’ başlıklı haberde Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren ve aşağılayan, iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4’üncü; “Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez” şeklindeki 9’uncu maddelerinin ihlal edildiğini OY ÇOKLUĞU ile saptamıştır.

Yüksek Kurul’da yapılan oylamada, Ses Yayın Grubu kurucusu gazeteci Doğan Doğan hakkında OY ÇOKLUĞU ile ‘UYARI’ kararı verilmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*