BKYK KARARI 2021-02

BASIN KONSEYİ, FOTOMAÇ GAZETESİ HAKKINDA ‘ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİ’ KARARI VERDİ

YÜKSEK KURUL KARARI

DOSYA NO : 2021- 02

KARAR TARİHİ : 27.01.2021

ŞİKAYET EDEN : Bülent YILDIRIM (Futbol Hakemi)
(Çayyolu Mah. 2693 Cad. No:5A-55 ÇANKAYA / ANKARA)

VEKİLİ : Av. Serkan BEDİRHANOĞLU- Av. Özer İNCEGÜL
(Kızılırmak Mah. 1446. Sokak Alternatif Plaza No:12/30 Kat:8 Ç.AMBAR/ANKARA)

ŞİKAYET EDİLENLER : 1) Hakkı YALÇIN (Fotomaç yazarı)
(Güzeltepe Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad. B Blok No:29/1/1 EYÜP- İSTANBUL)

2) Şefik ÇALIK (Fotomaç Sorumlu Yazı İşleri Müdürü)
(Güzeltepe Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad. B Blok No:29/1/1 EYÜP- İSTANBUL)

ŞİKAYETİN KONUSU :

Fotomaç gazetesi yazarı Hakkı Yalçın’ın 15.12.2020 tarihinde köşesinde yayımladığı ‘Acaba’ başlıklı köşe yazısında FİFA kokartlı futbol hakemi Bülent Yıldırım’a yönelik iftira, aşağılama ve küçük düşürücü ifadeler kullanıldığı; Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edildiği iddiasıyla şikayette bulunulmuştur.

Şikayetçi Bülent Yıldırım’ın avukatları Serkan Bedirhanoğlu ve Özer İncegül, Basın Konseyi’ne yaptıkları başvuruda, şikayet edilen Hakkı Yalçın’ın söz konusu köşe yazısında “Korkaklardan hakem olmaz, ancak Serkan Çınar olur, Bülent Yıldırım olur, Ümit Öztürk olur dersek, hakemlik mesleğine bir yardımımız dokunur mu acaba?” ifadelerine yer verdiğini belirtmişlerdir. Başvuruda şikayet edilenin daha önce de şikayetçi hakkında yazdığı yazılar gündeme getirilmiş, ancak süresi içinde şikayet edilmediği için değerlendirme dışında tutulmuştur.

Bülent Yıldırım’ın 1994 yılından 2019 yılına kadar 25 yıl süreyle her kategoride derbi maçları, finaller ile Avrupa’da UEFA’da başarılı görevler yaptığı, cesaretiyle sürekli terfi ettiği, MHK talimatının öngördüğü yaş sınırının sonuna kadar hakemlik yapan FİFA kokartlı hakem olduğu anlatılan başvuruda özetle şu ifadelere yer verilmiştir:

Halen kamuda kariyerli ve saygın devlet memuru olan müvekkilimiz Bülent Yıldırım hakkında ‘eleştiri sınırının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan, iftira niteliğinde kelimeler kullanılması ve gazeteciliğin insani değerleri incitici yayın yapamayacağı’ ilkesine aykırı şekilde ‘KORKAK’ denilerek hakarette bulunulması;

Şikayet edilen gazete yazarı olan kişinin, müvekkilim ile herhangi bir irtibata geçmeksizin, doğrulama yapmadan, cevap hakkı tanımaksızın müvekkilimi ekte birer sureti sunulan gazete köşe yazılarında sürekli olarak ‘korkak, kara leke, zalim, damgalı’ şeklinde haber yapması nedeniyle Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı söylemde bulunanlar ve bu yayını yapanlar hakkında Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettikleri gerekçesiyle kınama cezası da dahil olmak üzere her türlü cezai yaptırımın uygulanması;

Dilekçemize ekli tekzip metninin Basın Konseyi’ne üye kitle iletişim araçları ile yayınlanması talebini muhtevi şekilde şikayet ve talep dilekçemizden ibarettir.”

Şikayet edilenler hakkında, Basın Meslek İlkeleri’nin 4’üncü ve 13’üncü maddelerini ihlalden ‘kınama’ kararı alınması istenen başvuruya eklenen ‘tekzip’ başlıklı metnin de Basın Konseyi tarafından gazetelerde yayınlatılması da talep edilmiştir.

UZLAŞMA ÖNERİSİ        :

Şikayet başvurusu, şikayet edilen Fotomaç gazetesi yazarı Hakkı Yalçın ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Şefik Çalık’a PTT aracılığı ile 31.12.2020 tarihindee ulaştırılmıştır. Posta ‘alındı’ belgesi gelmiştir.

Şikayet edilen, şikayet başvurusundaki iddialara süresinde yanıt vermemiş ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ      :

Şikayet edilen Hakkı Yalçın imzalı köşe yazısı Fotomaç gazetesinde ve gazetenin internet sitesinde 15.12.2020 günü yayımlanmış, başvuru süresinde yapıldığı için değerlendirmeye alınmıştır. Şikayetçinin başvurusunda sözünü ettiği ‘Kaygan Zemin’, ‘Ayak Oyunu’, ‘Hep Ayni Film’, ‘Karınca’, ‘Şık Davetiye’ ‘Başrol’, ‘Çocuklarımız ‘Anneler Sövülmek için Değildir’ ve ‘Aramak’ başlıklı köşe yazıları, süresinde başvuruda bulunulmadığı için değerlendirme dışında tutulmuştur.

Şikayet edilen ‘Acaba’ başlıklı köşe yazısında, 12 Aralık’ta oynanan Fenerbahçe- Malatyaspor maçı değerlendirilirken, sahasında 3-0 mağlup olan Fenerbahçe sert üslupla eleştirilmiştir.

Toplam 46 satırlık ve 5 bölüm halindeki yazıda sırasıyla futbolcular (9 satır), teknik ekip (9 satır), transfer politikası (11 satır) ve teknik direktör (11 satır) eleştirildikten sonra, 6 satırlık son paragrafında ise maçın hakemine yönelik şu ifadelere yer verilmiştir:

Maç sonundaki 5 dakikalık uzatmaya itiraz eden Erol Bulut (Fenerbahçe Teknik Direktörü)Gökhan Gönül’ü ve Caner’i sahadan atmadığınız için size teşekkür ederim’ diyerek hakemin elini sıkmalıydı. Saha içindeki ağalara yelken indirmekle hakem olmak arasında sıkışmış böyle adamların ağzına düdük vermek, gelecek için tehlikeli anonslardır. Korkaklardan hakem olmaz, ancak Serkan Çınar olur, Bülent Yıldırım olur, Ümit Öztürk olur dersek, hakemlik mesleğine bir yardımımız dokunur mu acaba?”

Şikayet edilen spor yazarıdır ve köşesinde haftanın önemli bir maçının kendi bakış açısından değerlendirmesini yapmıştır. Milyonlarca taraftarı olan bir büyük takımın kendi sahasında mağlup olmasını futbolcusundan teknik ekibine, transfer politikasından kulüp yöneticisine kadar eleştirmiştir. Yazının son bölümünü ise maçı yöneten hakemin kararlarıyla ilgili görüşünü açıklamıştır.

Yazar, adını vermeden maçı yöneten hakemin (Erkan Özdamar) Fenerbahçeli iki futbolcuyu oyundan atması gerekirken bunu yapmamasını ‘korkaklık’ olarak nitelendirmiştir. “Saha içindeki ağalara yelken indirmekle hakem olmak arasında sıkışmış böyle adamların ağzına düdük vermek, gelecek için tehlikeli anonslardır” diyen yazar, “Korkaklardan hakem olmaz, ancak Serkan Çınar olur, Bülent Yıldırım olur, Ümit Öztürk olur dersek hakemlik mesleğine bir yardımımız dokunur mu acaba?” ifadesine yer vermiştir.

Şikayet edilen spor yazarı analizini yaptığı maçta iki futbolcunun hak ettikleri halde oyundan atılmamasını hakeminin ‘korkak yönetimine’ bağlamış, şikayetçi Bülent Yıldırım ve isimlerini verdiği diğer iki hakemin de aynı tarzda maçlar yönettiklerini söyleyerek göndermede bulunmuştur. Yazıdaki ‘korkaklık’ nitelemesi, şikayetçinin ve diğer hakemlerin kişilikleriyle ilgili değil, geçmişte yönettikleri maçlarda verdikleri kararlara yönelik eleştirel değerlendirmeden ibarettir.

Şikayetçi Bülent Yıldırım, 25 yıl süreyle futbol maçları yöneten FİFA kokartlı taşıyan ünlü bir hakemdir. Aynı zamanda üst düzeyde bir kamu görevlisidir. Ancak bürokratlığından çok kamuoyunda ünlü bir futbol hakemi olmasıyla tanınır. Kamuoyunda tanınan ünlü kişiler ağır ve sarsıcı eleştirilere, toplumdaki normal kişilerden daha fazla tahammül göstermek durumundadır.

Şikayetçinin yaş sınırından bir yıl önce hakemliği bırakmış olması, hem yönettiği maçlardaki kararlara, hem hakemliğine yönelik eleştiriden muafiyeti de sağlamaz. Ayrıca şikayetçinin başvurusuna eklediği ‘Tekzip’ başlıklı metnin, medyada yayımlatılması talebi, Basın Konseyi’nin işi değildir.

Netice olarak, şikayet edilen köşe yazısının, şikayet başvurusunda iddia edildiği gibi şikayetçinin aşağılanması, küçük düşürülmesi ve iftira atılması olarak değil; eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kabul edilmesi gerekir.

DEĞERLENDİRME :

Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun 27 Ocak 2021 günü Covid- 19 salgını nedeniyle video konferansa yaptığı toplantıda şikayet başvurusu detaylı olarak görüşmüştür.

Genel Sekreterlik önerisini dinledikten sonra görüşlerini açıklayan üyeler genellikle, başvuruda da belirtildiği gibi şikayetçi Bülent Yıldırım’ın üst düzey bir kamu görevlisi olduğuna; aynı zamanda futbol kamuoyunda çok önemli maçlar yöneten ünlü bir hakem olarak tanındığına vurgu yapmıştır.

Şikayet edilen gazetecinin sadece spor yazıları yazmadığı, aynı zamanda magazin basınında da tanınan bir gazeteci olduğunu üyelerce dile getirilmiştir. Şikayet edilenin, sadece 15 Aralık 2020 tarihinde yayımlanan ‘Acaba’ başlıklı köşe yazısının Genel Sekreterlik tarafından değerlendirmeye alınıp, şikayet başvurusuna kupürleri eklenen diğer köşe yazılarının süre aşımı nedeniyle değerlendirme dışında tutulması üyelerce yerinde bulunmuştur.

Bazı üyeler, şikayetçinin hakemlik kariyerinde çok başarılı maçlar yönettiği gibi, zaman zaman ligin kaderini değiştiren kararlarıyla eleştirildiğini; her hakem gibi başarılı yönetimlerinde övgüler aldığını, hatalı kararlar verdiğinde sert ve ağır ifadelerle eleştirilerin hedefi olduğunu; hatta bu eleştiri boyutlarının “Bülent Yıldırım artık hakemlik yapamaz” tepkilerine kadar vardığını hatırlatmışlardır.

Spor basınında hakemlerin eleştirildiği köşe yazılarında ‘korkak hakemler’ ifadesinin kullanmasının olağan sayıldığını belirten Yüksek Kurul üyeleri, ‘korkaklık’ nitelemesinin hakemlerin kişiliklerine değil, yönettikleri maçlarda verdikleri kararlara yönelik olduğunu saptamıştır. Söz konusu köşe yazısındaki ‘Korkak hakemler’ ifadesinin ağır olmakla birlikte, şikayet edilen yazarın eleştiri ve ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten üyeler, kamuoyunda tanınan kişilerin ağır ve sarsıcı eleştirilere tahammül göstermesi gerektiğini görüşünde birleşmiştir.

SONUÇ :

Şikayet konusu köşe yazısının eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını OY BİRLİĞİ ile saptayan Yüksek Kurul, şikayet başvurusunda ‘Tekzip’ başlığı altında yer alan metnin yayımlatılması talebinin, Basın Konseyi’nin görevi olmadığına ilişkin Genel Sekreterlik görüşünü de yerinde bulmuştur.

Yüksek Kurul, müzakereler sonunda yapılan oylamada,

a) Şikayet başvurusunun kabulü;

b) Şikayet konusu ‘Acaba’ başlıklı köşe yazısında OY BİRLİĞİ ile Basın Meslek İlkeleri ihlali olmadığı; Fotomaç yazarı Hakkı Yalçın ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Şefik Çalık hakkında yine OY BİRLİĞİ ile ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİ kararı verilmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*