BKYK KARARI 2020-34

BASIN KONSEYİ, SÖZCÜ YAZARI SERPİL YILMAZ HAKKINDA ‘UYARI’ KARARI ALDI

YÜKSEK KURUL KARARI

DOSYA NO                      :  2020- 34

KARAR TARİHİ : 07.10.2020

ŞİKAYET EDEN               : Orçun KALAYCI (orcunkalayci@protonmail.com)ŞİKAYET EDİLEN            :  Serpil YILMAZ (Sözcü Gazetesi yazarı)
(Dereboyu Cad. Meydan Sok. Veko Giz Plaza No:3 Kat 17 MASLAK- İSTANBUL)

ŞİKAYET KONUSU         :

Sözcü gazetesinde 13.09.2020 tarihinde Serpil Yılmaz’ın köşesindeki “Atatürk’e atfen ‘Gazi Mustafa Kemal’ ismini kullanmayı tercih ettiğini söyleyen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu: Kendimi ait hissettiğim bir ifade” başlıklı yazıda, basına kapalı oturumunda yapılan konuşmanın, konuşmayı yapana sorulup teyit ettirilmeden yayınlandığı; bunun Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal olduğu iddiasıyla şikayette bulunulmuştur.

Şikayetçi Orçun Kalaycı, internet üzerinden yaptığı başvurusunda, şu ifadelere yer vermiştir:

Sayın Canan Kaftancıoğlu ile ilgili Serpil Yılmaz’ın yazdığı yazıda, konu ettiği Atatürk tartışmasını Taksim Toplantılarının kapalı oturumunda yaptığı medyada tartışıldı.

Anladığım kadarıyla Taksim toplantısının bir bölümü basına açık, bir bölümü kapalı oturumda yapılıyormuş. Canan hanım Atatürk’le ilgili sözleri kapalı oturumda söylemiş.

Ancak Serpil yılmaz bunu kapalı oturumda olmasına rağmen köşesine alıp, kendisine de sormamış. Yani siz böyle dediniz mi diye sormadan yazmış.

Bu bence basın ilkelerine aykırı. Bu konunun ele alınmasını rica ediyorum.”

UZLAŞMA ÖNERİSİ:

Şikayet başvurusu Sözcü gazetesi yazarı Serpil Yılmaz’a 22.09.2020 tarihinde PTT aracılığı ile gönderilmiş, posta ‘alındı’ belgesi gelmiştir.

Şikayet edilen başvurudaki iddialara süresinde yanıt vermemiş, taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

DEĞERLENDİRME          :

Şikayet konusu yazı Sözcü gazetesinde 13.09.2020 tarihinde Serpil Yılmaz’ın köşesinde “Atatürk’e atfen ‘Gazi Mustafa Kemal’ ismini kullanmayı tercih ettiğini söyleyen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu: Kendimi ait hissettiğim bir ifade” başlığı ile yayımlanmıştır.

Köşe yazısında, internet ortamında yapılan Taksim Toplantıları’nın basına kapalı bölümünde, toplantıya katılanlardan gazeteci ve akademisyen Uluç Gürkan ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu arasında geçen bir tartışma konu edilmiştir. 9 Eylül 2020 günü CHP’nin 97’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen toplantının onur konuğu olan Canan Kaftancıoğlu, basına açık bölümde ‘Türk siyasetinde örgütün yeri ve seçim güvenliği’ konulu sunum yapmıştır. Yaklaşık 1.5 saatlik sunum sonrasında basına kapalı soru- cevap bölümüne geçildiğinde Uluç Gürkan, moderatör aracılığı ile Kaftancıoğlu’na konuşmasında Atatürk’ten 3 kez ‘Gazi Mustafa Kemal’ diye söz ettiğinden bahisle “Atatürk adını kullanmamak tercihiniz mi?” sorusunu yöneltmiştir. Kaftancıoğlu da bu soruya “Kişilerin isimlerinden söz ederken, belirli alışkanlıklarla bunların özel atıflarla kategorize edilmesine karşıyım. Yıllardır kullandığım gibi bu şekilde ifade etmek, kendimi ait hissettiğim bir ifade olduğu için tercih ediyorum” karşılığını vermiştir.

Taksim Toplantıları’nın katılımcılarından olan şikayet edilen Serpil Yılmaz, bire bir izlediği olayı 13 Eylül 2020 günü Sözcü gazetesindeki köşesine taşımış, Canan Kaftancıoğlu’nun ısrarla ‘Atatürk’ adını kullanmadığı vurgulayıp eleştirmiştir. Köşe yazısında, Atatürk’ün nüfus cüzdanı kupürüne; ‘CHP’nin kurucusu, ilk genel başkanı ve değişmez önderi Mustafa Kemal Atatürk’tür’ yazan parti tüzüğüne; tarihçi Sinan Meydan’ın, sadece Siyasal İslamcılar ile O’nu ‘burjuva milliyetçisi’ olarak tanımlayan bazı sosyalist fraksiyonların ‘Atatürk’ demediğine ilişkin açıklamasına; Uluç Gürkan’ın “Atatürk diyemeyen bir kişinin CHP’ye yönetici olmak bir yana üye bile olmaması gerekir” açıklamasına yer veriliştir.

Şikayet edilen köşe yazısı kurultaydan yeni çıkan CHP’de geniş yankı uyandırmış, Canan Kaftancıoğlu, parti içinde mücadele ettiği milletvekillerinin ağır suçlamalarıyla karşılaşmıştır. Kaftancıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Söz konusu yazının yayımlanmasıyla birlikte hakaret, küfür ve tehditlerle şahsıma saldıranlar, bu haberin yazılmasındaki asıl dert ve niyetin ne olduğunu açıkça ortaya koymuştur” ifadesine yer vermiştir. Şikayet edilen gazeteci Serpil Yılmaz’ı kendisine yönelik ‘itibarsızlaştırma operasyonu’ yapmakla suçlayan Kaftancıoğlu, yazıda söz konusu edilen sözlerin, toplantının kapalı olan soru- cevap bölümünde geçtiğini vurgulamış, söylediklerinin yapılan yorumlarla farklı noktaya çekildiğini ve kendisinin hedef haline getirildiğini öne sürmüştür. Kaftancıoğlu, sonraki günlerde bir gazetede (Cumhuriyet) yayımlanan röportajına, Atatürk için “O hem Kemal, hem Mustafa Kemal hem de Mustafa Kemal Atatürk olarak herkesin ilham aldığı eşsiz bir lider… Kurucusu, ezeli ve ebedi liderinin Atatürk olduğu bir partide bir tane bile Atatürk düşmanı yoktur. CHP’li olmak demek Atatürkçü olmak demektir” ifadelerini kullanmıştır.

Şikayet edilen, siyaset ve ekonomi çevrelerinden iyi haber alan deneyimli bir gazeteci- yazardır. Köşesinde kulis bilgilerine de yer verdiği yazıları ilgiyle takip edilmektedir. Şikayet konusu yazısı ise bir kulis yazısı olmayıp, bizzat izlediği toplantıda tanık olduğu olayın yorumlanarak anlatılmasıdır. Yazının, ana muhalefet partisindeki gruplar arasındaki mücadeleyi açığa çıkarması, hangi hizbin işine yarayıp hangisinin aleyhine olacağı ve hatta partide sarsıntıya neden olması onun sorunu değildir. Şikayet edilen yazarın takip ettiği toplantında sadece bir soru ve cevabı önemli görmesi, köşesini tamamen buna ayırması, yorumlayıp eleştirmesi kendi tercihidir. Yazar, ses getiren bir gazetecilik faaliyetini yerine getirirken, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkını kullanmıştır.

Ancak burada tartışılması gereken, sonucu başarılı gazetecilik faaliyeti olan eylemin etik kurallara uygun yapılıp yapılmadığı olmalıdır. Taksim Toplantıları’nın formatı gereği soru- cevap bölümü ‘kapalı’ toplantıdır. Katılımcılar, bu bölümdeki konuşmaların dışarıya aktarılmayacağını, basına verilmeyeceğini bilmek ve bu kuralı kabul etmek durumundadır. Şikayet edilen de toplantının katılımcısıdır, kuralları bilerek ve kabul ederek katılmıştır. Toplantının ‘kapalı’ olan soru- cevap bölümünde gazeteci olduğu için değil, katılımcı olduğu için bulunmuş ve izlemiş, ancak konuşulanları köşesine taşıyarak toplantı kurallarını ihlal etmiştir.

SONUÇ :

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, pandemi nedeniyle video konferansla 07.10.2020 tarihinde yaptığı toplantıda şikayet başvurusuyla ilgili dosyayı müzakere etmiştir.

Yüksek Kurul üyeleri şikayet edilen yazarın öncelikle toplantı kuralı ihlalinde kamu yararı bulunup bulunmadığını; buradan hareketle etik ihlali olup olmadığını tartışmıştır.

Kurul üyelerinden bazıları toplantı kapalı da olsa yazıda ele alınan konunun önemli olduğunu, basında yer almasında kamu yararı bulunduğunu savunmuştur. Bu üyeler Genel Sekreterlik raporunda, kapalı toplantı ihlalinin etik ihlali sayılması görüşüne katılmadıklarını söylemiştir. Üyelerden bazıları ise şikayet edilen yazıda eleştirilen kişinin görüşlerine yer verilmemesinin eksiklik olduğunu, ancak buradan hareket edilerek etik ihlali kararı verilmemesi gerektiğini savunmuştur.

Yüksek Kurul üyelerinin çoğunluğu ise farklı gerekçelerle şikayet konusu yazıda etik ihlali olduğunu savunmuştur. Bu üyeler özetle; yazıya konu olayın geçtiği toplantının kapalı toplantı olduğu ve kurallarına uymanın evrensel ilke olduğu halde bunun çiğnendiğini; suçlanan siyasetçiye yönelik neredeyse ‘Atatürk düşmanı’ suçlaması yapanların açıklamalarına geniş yer verilirken, onun bu suçlamalara ne diyeceğinin sorulmadığını; parti içi siyasi çekişmelere alet olunarak ‘kötü gazetecilik’ yapıldığını; siyasi çevrelerde yazının ‘provokasyon’ olarak değerlendirildiğini dile getirmişlerdir.

Müzakereler sonunda Yüksek Kurul, şikayet konusu ‘Gazi Mustafa Kemal’ ismini kullanmayı tercih ettiğini söyleyen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu: Kendimi ait hissettiğim bir ifade” başlıklı köşe yazısında Basın Meslek İlkeleri’nin “Saklı kalması kaydıyla verilen bilgiler, kamu yararı gerektirmedikçe yayınlanamaz” şeklindeki 7’nci maddesinin OY ÇOKLUĞU ile ihlal edildiğini saptamıştır.

Yüksek Kurul’da yapılan oylamada;

a) Başvurunun kabulüne,

b) Şikayet edilen Sözcü gazetesi yazarı Serpil Yılmaz hakkında Basın Meslek İlkeleri’nin bir maddesini ihlalden OY ÇOKLUĞU ile ‘UYARI’ kararı alınıştır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*