BKYK KARARI 2020-20

DOSYA NO                      :  2020-  20

KARAR TARİHİ                :  03.06.2020

ŞİKAYET EDEN               :  Yusuf ÖZTÜRK (Kadın Hastalıklarız ve Doğum Uzmanı)

                      (Büyükdere Mah. Atatürk Bulvarı No:152/6 ODUNPAZARI/ESKİŞEHİR)

VEKİLİ                              :  Av. Adnan GÜL

                                              (Atatürk Caddesi No: 104/1  ESKİŞEHİR) 

ŞİKAYET EDİLENLER    :   Merve DEMİR (Sakarya Gazetesi Muhabiri)
                                 (Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Cd. No:17 Odunpazarı/ESKİŞEHİR)

ŞİKAYET KONUSU         :

Eskişehir’de yayınlanan Sakarya gazetesinde 08.03.2020 tarihinde yayınlanan Acılı ailenin tazminat tepkisi  başlıklı haberde, Eskişehir’de kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan Dr. Yusuf Öztürk hakkında suç isnadında bulunulduğu ve hedef haline getirildiği; ayrıca suç duyurusunda bulunan ailenin düzenli haber yapıldığı iddiasıyla 23.03.2020 tarihinde şikayette bulunulmuştur.

Şikayetçi Dr. Yusuf Öztürkün vekili avukat Adnan Gül tarafından yapılan başvuruda, Eskişehir Devlet Hastanesi’nde 24.03.2017 dünyaya gelen ve doğum sonrası yüzde 98 engel ve serebral palsi tespit edilen bebeğin ailesi tarafından, hastane ve Dr. Yusuf Öztürk aleyhine dava açıldığı anlatılmıştır. Başvuruda, Adli Tıp raporunda doğum eylemi ve sonrasında yapılan tüm uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu için sağlık personeli hakkında soruşturmaya izin verilmediği; maddi tazminat talebini reddeden mahkemesinin, doğum öncesi rıza belgesi imzalatılırken serebral palsi kelimesinin annenin anlayacağı şekilde anlatılmamış olması nedeniyle hastane aleyhine kişi başı 20.000 TL tazminat ödenmesine hükmedildiği de anlatıldıktan sonra özetle şu ifadelere yer verilmiştir:

Tüm raporlar ve mahkeme kararları müvekkile atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığını açıkça gösterdiği halde ve bu bilgiler rahatça ulaşılabilir olduğu halde, şikayet edilen Merve Demir, 20/06/2019 tarihinde yayınladığı haber ile müvekkile birtakım ithamlarda bulunmuş, doğumu yapılan Kıvanç Çınkıt isimli bebek 03/02/2020 tarihinde vefat ettiğinde ise 08/03/2020 tarihinde ‘Acılı ailenin tazminat tepkisi, doktor hatası nedeniyle %98 engelli olarak dünyaya gelen Kıvanç Bebek 3 yıl sonra hayatını kaybetmişti. Mahkeme hastaneyi kusurlu buldu’ şeklinde haber yaparak müvekkil doktora karşı suç ithamında bulunmuştur. Keza doktor hatası bulunmadığı her belgede sabitken, aileyi düzenli olarak haber yaparak müvekkili hedef haline getirmişlerdir.

Konuyailişkin daha önceki yargılama süreci ve kararla ilgili belgelerin de eklendiği başvuruda, şikayet edilen Sakarya gazetesi muhabiri Merve Demir hakkında Basın Meslek İlkeleri’nin 6, 9, 10 ve 13’üncü maddelerini ihlalden işlem yapılması talep

edilmiştir.

UZLAŞMA ÖNERİSİ     :

Şikayet başvurusu, şikayet edilen Sakarya gazetesi muhabiri Merve Demire 23.03.200 tarihinde  PTT ile ulaştırılmış alındı belgeleri gelmiştir.

Şikayet edilen, başvurudaki iddialara süresinde yanıt vermemiş ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

DEĞERLENDİRME         :

Şikayet konusu haberler Sakarya gazetesinde 08.03.2020 günü Acılı ailenin tazminat tepkisi başlığı ile 20.06.2020 günü de Doktora ihmal davası başlığı ile yayımlanmıştır. Doktora ihmal davası başlıklı haberiyle ilgili şikayeti, yayın tarihi üzerinden iki aylık süre geçtikten sonra yapıldığı için Basın Konseyi Çalışma Kuralları gereği ‘süre aşımı’ nedeniyle değerlendirme olanağı yoktur.

Sakarya gazetesinde yayımlanan Acılı ailenin tazminat tepkisi başlıklı haberle ilgili şikayet ise süresinde yapıldığı için görüşülüp sonuçlandırılmalıdır. Gazetenin muhabirlerinden Merve Demir imzalı haber, her ne kadar Acılı ailenin tazminat tepkisi başlığı ile yayımlanmış olsa da habere konu Neriman ve Ersin Çınkıt çiftinin, henüz 3 yaşına gelmeden yaşamını yitiren bebeklerinin engelli dünyaya gelmesinden sorumlu tuttukları doktor hakkında savcılığa yaptığı suç duyurusunu konu almıştır. Haber şöyledir:

İddiaya göre doktor hatası nedeniyle yüzde 98 engelli olarak dünyaya gelen Kıvanç bebek, 3 yıl sonra hayatını kaybetmişti. Mahkeme hastaneyi kusurlu buldu. Aileye 60 bin lira tazminat ödemesi kararı verildi. Aile ise biz tazminat istemiyoruz doktorun ceza almasını istiyoruz dedi.

Mahkemenin verdiği karar sonrası konuşan baba Ersin Çınkıt, Evlat acısı çok zor. Mahkeme hastaneyi kusurlu buldu. Biz tazminat istemiyoruz. Doktorun ceza almasını istiyoruz. Görevine hala devam ediyor. Başka canlar yanmasın dedi.

Acılı anne Neriman Çınkıt ise, İşkence gibi bir doğum yaptım. Çocuğum doğduğunda mosmordu, apar topar alıp gittiler. Ölü doğan bebeği cihazlarla kendine getirmeye çalıştılar. Biz 3 yıldır hukuk ve hayat mücadelesiyle uğraşıyoruz diye konuştu.

Ersin ve Neriman Çınkıt çifti, Kıvanç bebeğin ölümünün ardından Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı’na doktor hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermekten suç duyurusunda bulundu.

Ellerinde verdikleri hukuk mücadelesiyle ilgili belgeler olan Neriman ve Ersin Çınkıt çiftinin ve bir ay önce yaşamını yitiren Kıvanç bebeğin fotoğrafıyla yayımlanan haber günceldir, görünür gerçeğe uygundur. Haberde yer alan, Kıvanç bebeğin engelli dünyaya geldiği, 3 yıl sonra öldüğü ve açılan davada hastanenin tazminata mahkum edildiği bilgileri, şikayetçinin başvurusuna eklediği soruşturma ve mahkeme tutanaklarıyla da doğrulanmıştır.

Haberde, hakkında suç duyurusunda bulunulan doktorun adı, halen hangi kurumda görev yaptığı belirtilmemiş ve fotoğrafına yer verilmemiştir. Bu haberde kimliği gizlenen doktorun, şikayetçi olan Dr. Yusuf Öztürk olduğunun okur tarafından bilinmesi ihtimal dışıdır. Dolayısıyla şikayetçinin, kendine suç isnat edildiği ve hedef gösterildiği iddiası geçersizdir. Şikayet edilen, gazetecilik etiğine uygun hareket ederek, şikayetçinin kişilik haklarının ve mesleki kariyerinin korunması amacıyla kimliğini belli edecek hiçbir bilgiye yer verilmemiş, gazetecilik etiğine uygun hareket etmiştir.

Burada sadece, haberde güncel olan savcılığa suç duyurusu yapıldığı bilgisinden önce, olayın geçmişinin ön plana çıkarılmasının, belki haber tekniğine uygun olup olmadığı tartışılabilir. Ancak yayın organlarının editöryal bağımsızlığı esastır, hangi haber tekniği kullanacağına editörleri karar verir.

Şikayetçinin aileyi düzenli olarak haber yaparak müvekkili hedef haline getirmişlerdir demesi de bu konunun haber yapılmasından duyduğu rahatsızlığını yansıtmaktadır, etik ihlalinden söz edilemez. Gazetecinin haber yapmasını sınırlamak basın özgürlüğü açısından kabul edilemez.

Şikayet edilen haber, neticede engelli bir bebeğin henüz 3 yaşına gelmeden ölümü; onu yaşatmanın yanında bir de hukuk mücadelesi veren ailesinin de sorumlu tuttukları doktor hakkında yeni bir suç duyurusunda bulunmasından ibarettir. Haber günceldir ve görünür gerçeğe uygundur. Şikayetçi Dr. Yusuf Öztürk’ün haberde kimlik bilgileri verilmeyerek kişilik haklarısaygınlığı ve mesleki kariyerinin korunması yeterince gözetilmiştir.

SONUÇ               :

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler kapsamında 03.06.2020 günü telekonferansla gerçekleştirdiği toplantıda, Sakarya gazetesinde yayımlanan ‘Acılı ailenin tazminat tepkisi’  başlıklı haberle ilgili şikayet başvurusunu görüşmüştür.

Yüksek Kurul, şikayet başvurusuyla ilgili dosyayı tüm detaylarıyla ele alıp müzakere etmiştir. Genel Sekreterlik tarafından hazırlanan rapordaki önerilere büyük ölçüde katılan ve şikayet konusu haberde etik ihlali olmadığını saptayan Yüksek Kurul’un kararı şu şekilde oluşmuştur:

          a) Başvurunun kabulüne;
 
          b) Sakarya gazetesinde yayımlanan ‘Acılı ailenin tazminat tepkisi’ başlıklı haberde Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edilmediğine; şikayet edilen Sakarya gazetesi muhabiri Merve Demir hakkında ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİNE, OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*